Türkiye’nin Teknoloji ve Yazılımda ki Yeri Nerede ?

Dünya teknoloji ve yazılımların getirdiği yenilikler ile hızlı bir şekilde evrim geçiriyor. Teknoloji bu kadar hızlı gelişirken, dünya ülkeleri bu gelişime ne kadar ayak uydurabiliyor ya da bu teknolojik gelişmeye ne kadar katkıda bulunuyor. Bu soruların cevabını yaptığım araştırmalar sonucunda düşüncelerimi paylaşmak istedim.

Teknoloji ve yazılım bu kadar hızlı gelişirken toplumlarında aynı hızla gelişmesi bekleniyor. Ne yazık ki toplumlar teknolojinin bu hızına yetişemiyor en azından bizim ülkemizde durum böyle. Hepimiz okul hayatımız da tarih dersi aldık ve tarihte belli başlı dönemlerin olduğunu biliyoruz ve bu belli başlı dönemlerde yeni teknolojileri keşfeden,üreten ve satan ülkeler güçlendi, gelişti, geliştikçe daha farklı teknolojileri ve yazılımları ürettiler. Bu gelişime ayak uyduramayan ya da yetişemeyenler ise çağın gerisinde kaldığı gibi yok olmaya ya da güçlü teknolojilere sahip ülkelerin himayesine girmek zorunda kaldı.

Bu duruma bizim tarihimizde “Gerileme Dönemi” ve “Dağılma Dönemi” adını verdiğimiz Osmanlı tarihini örnek gösterebilirim. Şimdi, burada size tarihi anlatacak değilim ancak dikkatinizi çekmek istediğim nokta şu;  Gelişen dünyaya ayak uyduramayan, yok olmaya mahkum. Peki bugünkü dünyamızı ne değiştiriyor ? teknoloji ve yazılım.

Yeni Dünya’nın Şifresi: Teknoloji ve Yazılım

Teknoloji ve yazılım bir yapboz’un parçası gibidir. Et ile tırnak gibidir. Teknoloji olmadan yazılım olmaz, yazılım olmadan teknoloji de olmaz. Kullandığımız birçok teknolojik aletin temelini fiziksel teknoloji sağlıyor, fiziksel teknolojiden sonra ise yapay yazılım devreye giriyor. Ne demek istiyorum, açıklayayım…

Bir cep telefonu düşünün bu cihazın yapılabilmesi için bir takım bileşenlere ihtiyaç vardır değil mi ? Elimizle hissedebildiğimiz, dokunabildiğimiz yapılar fiziksel teknolojiye girer, telefonun kalıbını oluşturmak için kullanılan cihazlar, metotlar fiziksel teknolojiye girer. Ortaya çıkan ürünün bizimle etkileşime girmesi için yapılan işlemlere, cihazlara, metotlara yazılım adı verilir, tabirim caizse yapay teknoloji denir.

Bu teknolojileri ve yazılımları keşfeden, üreten, yazan,çizen ülkeler yeni Dünya’nın şifresini bulmuş ülkelerdir.

Türkiye’de Teknoloji ve Yazılımın Pazar Değeri

Bu kısımda size matematiksel, finansal değerlerden bahsetmeyeceğim. Toplum içinde görülen, hissedilen değerinden bahsedeceğim. Türkiye’de ki pazar değeri finansal olarak değerini televizyonlardan, gazetelerden vs. öğrenebilirsiniz ancak bu değerler ne kadarı topluma yansıyor ? ya da toplum teknolojinin neresinde duruyor ?

Dünya’da teknoloji ve yazılım iki türe ayrılıyor; Sivil Teknoloji ve Yazılım, Askeri Teknoloji ve Yazılım. Ülkemizde de durum böyledir. Sivil teknoloji kısmı kullandığınız sosyal medya siteleri,telefon,bilgisayar vb şeyleri kapsamakta. Askeri kısım ise bugünler de çok sık duyduğunuz askeri teknolojileri kapsayan türüdür. Örneğin insansız hava araçları (iha) gibi.

Türkiye’de teknoloji ve yazılım pazarı büyüyor ancak bu büyüme ne yazık ki sivil teknolojiye yansıdığını pek söyleyemeyiz, ağırlık olarak askeri yönden geliştirmeler yapılıyor. Bunun da en büyük sebebi bölgemiz de dış sorunlardan kaynaklı ancak diğer ülkeler gibi neden olamıyoruz ? Neden hem sivil hem de askeri alanda geliştirmeler yapamıyoruz ? Bunun da en büyük sebebi toplumumuzda yeterli girişim ruhu olmaması.

Türkiye’de Girişimcilere Yeterli Maddi ve Manevi Destek Yok!

Ülkemizde teknoloji ve yazılım pazarı büyüyor, gelişiyor ve yüzümüzü güldüren gelişmeler oluyor ancak yeterli mi ? Dünya’da ki belli başlı ülkeler teknolojide bırakın koşmayı depar atarken biz neden halen emekleme evresindeyiz ? Yaptığım araştırmalar ve gördüğüm kadarıyla bununda en büyük sebebi teknoloji ve yazılım alanında yeteri kadar girişimin olmaması.

Hiç mi girişim yapan yok kardeşim ? diyenleriniz olacaktır, girişim yapanlar var ancak ne kadarı hayatta ? ya da ne kadar ilgi,destek görüyor.Popülist girişimler,ülkede finansal açıdan destek bulmuş girişimler dışında bir girişim henüz mevcut değil. Amerika, Çin, Rusya, Almanya,Japonya gibi ülkelerde girişim sayısı oldukça fazla ve özellikle girişim yapan kitle genç kitle. Biz hep övündük genç nüfusumuzla ancak bu genç nüfusun yüzde kaçı başarılı bir girişim yapıyor ? ben size söyleyeyim 100 gençten 2’si başarılı girişim yapabiliyor ülkemizde. Bu oran saydığım diğer ülkelerde 3’e hatta 5’e katlanıyor.

Neden böyle ?

Türkiye’de Girişim Yapacak Gençler Korkuyor

Ülkemizde ki bir çok üniversitede teknoloji ve yazılım alanında bölümler mevcut ve bu üniversitede ki bölümler de binlerce genç mezun oluyor, bu gençlerin arasında bende varım. Bu bölümlerden mezun olan gençler ya da o bölümü halen okurken bir girişim yapmaya çalışan kaç kişi var ? söyleyeyim iki elin parmak sayısını geçmez. Nedeni ise çok belli; korkuyoruz!

Korkuyoruz, çünkü; yeteri kadar maddi olanağımız yok, devlet tarafından destek alamıyoruz, toplum tarafından destek alamıyoruz. İşin sadece maddi tarafını geçtim, manevi olarak da destek alamıyoruz durum böyle olunca da girişim yapabilecek genç kitlesi başka yönlere ve hatta başka ülkelere yönlenmeye başlıyor.

Türkiye’de bilimsel ve teknoloji yarışmalara katılan girişimci gençler derece bile alamaz iken bu girişimci gençler başka ülkelere aynı projeleriyle katılıp dereceler,birincilikler ve hatta maddi destek alıyorlar. İnternet’ten araştırma yaparak bu dediklerime örnek bir çok haber bulabilirsiniz.

Ne Yapmalı ?

Bütün bu olumsuzlukların temelini eğitim var. Üniversiteler de verilen eğitimler sadece teknik alanda kalmamalı. Biz öğrettik gerisi sende mantığı ile öğrenci yetiştirilmemeli. Öğrencilerin ufkunu geliştirecek eğitimler verilmeli,etkinlikler yapılmalı ve girişim yapmak isteyen, fikri olan öğrencilere de maddi açıdan, araç-gereç bakımından üniversite bünyesinde destek sağlanmalı -ki o genç girişimini yapabilsin.

Ülkemizde elinizde ki bir girişim için devletten veya bankalardan maddi destek alabilmek için bin bir türlü bürokratik aşamayı geçmeli ve bir de o girişiminiz “tutabilecek, para kazandırabilecek” bir girişim olması gerekiyor ya da bir başka değiş ile “yatırım yapılabilecek” bir değeri olması gerekiyor. Ülkemiz de ki teknolojik ve yazılım gelişiminin önünü tıkayan zihniyet bu; bana para kazandırmayacak bir girişime neden destek olayım kafası yok olmadıktan sonra teknolojik ve yazılım alanında bir sıçrama yapamayız. Yapılan girişimin ülkeye kazandırabileceği yenilikler, gelişmeler bir kenara atılıp işin sadece maddi kazanç kısmına odaklanılması en büyük sorunlarımızdan birisi.

Sosyal medya’da, haber gazetelerinde mutlaka görmüşsünüzdür “Silikon Vadisi” bu isim Amerika’da girişimcilere verilen bir genel isimdir, bir etikettir. Çünkü; Amerika’da en ufak bir fikri olan bile devletten geri ödeme zorunluluğu olmadan maddi destek alabiliyor. Bir fikrin var ve bu fikrin için sadece başvurman yetiyor ve sana sormuyorlar bu projen tutar mı ? bize money kazandırır mı ? diye. Yaptığın girişim başarısız olursa sana has-siktir git demiyorlar sana yine yardımcı olmaya, seni yönlendirmeye çalışıyorlar.  Ülkemiz de bin bir türlü zorluklarla yaptığın girişim başarısız olduğunda senin girişiminin değerini, önemini umursamayanlar “başarısızlığını” umursamaya başlıyor ve seni bulduğun girişimin ile değil “başarısızlığın” ile konuşuyorlar.

Dünya’da teknoloji ve yazılım alanında ileride olan ülkeler arasında gösterilmek ve orada bulunmak, bu pazardan pay almak istiyorsak eğer ülkemizde ki bu para avcısı ve başarısız olana,düşene bir tekmede ben atayım zihniyeti değişmedikten sonra ya da tamamen yok olmadıktan sonra biz Türkiye’de teknoloji ve yazılım alanında neden gelişmiyoruz sorusunu sormaya devam ederiz.

4 Yorum

  1. Türkiye’de girişimcilerimize yeterli düzeyde maddi destek yok ancak girişimci dediğini kendine kaynak bulabilmeli ve buda onun yeteneğini kanıtlayan önemli etkenlerden bir tanesidir diye düşünüyorum. Eğer çabalamayıp, herşeyin kolay elde edilmesini istemek çok yanlış bir tutum, önce çaba sarf etmeli ve pes edilmemeli. Ne yazık ki türkiyede ki girişimciler çabuk vazgeçiyor haliyle teknoloji alanında dünyada ses getiren ilerleme kaydedemiyoruz.

    1. Merhaba,

      Öncelikle değerli yorumun için teşekkür ederim. Türkiye’de ne yazık ki yeterli düzeyde maddi destek sağlanmıyor, haliyle yapılan girişimler için en önemli şey maddiyattır. Maddi bir kaynağınız yok ise gittiğiniz yatırımcılar size maddi destek sağlamıyorsa çabalamanın, inat etmenin ne faydası var ? Gidilen bir çok yatırımcı kendi menfaatini düşünüyor bana ne getirisi olur bu işin diye düşünüyor ve gelen girişimcinin fikrinin önemini ya da amacını öğrenmek,anlamak istemiyorlar. Böyle olunca da girişim yapan ve başarılı olan kişilerin sayısı ülkemizde bir elin parmak sayısını geçmiyor ne yazık ki. Ve ne yazık ki çoğu Türk girişimci Avrupa’da, ülke dışında başarılı oluyor. Çünkü; o ülkelerde projelerine maddi gelir gözüyle değil teknolojik gelişime katkı sunması ön planda tutuluyor ve bütün bunların yanına para kazandırırsa proje bal kaymak oluyor onlar için, ülkemizde bu durum ne yazık ki böyle değil.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir